![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
DÜNYA TARİHİNDE BENZERİ OLMAYAN BİR ALDATMACA: 150 yıldır, bazı insanların evrim teorisi gibi olağanüstü mantıksız bir inanca bağlanmaları, Allah'ın şeytanı kullanarak yarattığı çok büyük bir mucizedir. Bu mucizenin farkında olan akıl ve iman sahibi insanlar, 150 yıldır büyük hayretle, evrimcilerin şeytanın hilesini ne zaman farkedeceklerini beklemekte, onları uyandırmak için bilim ve akıl yoluyla türlü telkinlerde bulunmaktadırlar. Yüzbinlerce profesörün, bilim adamının, üniversite öğrencisinin, doktorun, evrim teorisinin son derece mantıksız iddialarına gözü kapalı inanmaları, günümüzden en fazla 20 yıl sonra hayretle anılacak, karikatürlere, fıkralara konu olacak tarihi bir olaydır. Evrime inananlar, evrimci bilim adamlarının kullandıkları latince terimlerin, son derece ağdalı üslubun büyüsüne kapılarak, "ne diyorlarsa doğrudur" demekte ve anlatılanların gerçekte ne anlama geldiğini dahi düşünmemektedirler. Bu insanları düşündürmenin en etkin yollarından biri, evrim teorisinin aslında ne iddia ettiğini olabildiğince açık ve basit bir anlatımla anlatmak, üzerlerindeki büyü gibi etkinin kalkmasını sağlamaktır. Evrim teorisinin iddiaları akla ve mantığa tamamen aykırıdır
Burada tek bir canlı hücresinin dahi kendiliğinden oluşması kesinlikle mümkün değildir. Tek bir canlı hücresi dahi olağanüstü komplekstir; içinde enerji üreten santraller; yaşam için zorunlu olan enzim ve hormonları üreten fabrikalar; üretilecek bütün ürünlerle ilgili bilgilerin kayıtlı bulunduğu bir bilgi bankası; bir bölgeden diğerine ham maddeleri ve ürünleri taşıyan kompleks taşıma sistemleri, boru hatları; dışarıdan gelen ham maddeleri işe yarayacak parçalara ayıran gelişmiş laboratuvar ve rafineler; hücrenin içine alınacak veya hücreden çıkartılacak malzemelerin giriş-çıkış kontrollerini yapan uzmanlaşmış hücre zarı proteinleri vardır. Bu tanım, hücrenin en basit ve yüzeysel tanımıdır. Hücrenin tek bir özelliği dahi ciltler dolusu kitapla anlatılabilecek kadar kompleks ve ihtişamlıdır.
Madem evrimciler bu imkansızlıklara inanıyorlar, o zaman saraylar inşa etmek, son model bir jaguar araba üretmek, köprüler kurmak için bir miktar çamur alıp başında beklesinler. Bu çamurda önce kendiliğinden tek bir hücre, sonra amipler, balıklar, kertenkeleler, atlar, maymunlar ve en sonunda insan oluşmasını beklesinler; sonra da bu insanın arabalar tasarlamasını, buluşlar yaparak medeniyetler kurmasını izlesinler. Bunun gerçekleşmeyeceğini aslında en koyu evrimci dahi çok iyi bilmekte, ancak aynı iddiayı latince terimler ve ağır bir üslupla anlatınca, bunun inanılabilir olduğunu zannetmektedir. Yeryüzünde gördüğümüz tüm bu canlıların, eşsiz güzellikteki çiçeklerin, meyvelerin, birbirinden güzel tatların, kelebeklerin, ceylanların, tavşanların, panterlerin, kuşların, milyarlarca farklı görünümdeki insanların, bu insanların kurdukları şehirlerin, inşa ettikleri binaların, köprülerin bir çamur birikintisinden tesadüfen ortaya çıktığına inanmak, akıl kaybına uğramak demektir. Bu saçmalığa inanan insanların sayısının çok olması ise, bu akılsızlığı makul hale getirmez, aksine ortada mucizevi bir durum olduğunu gösterir. 150 yıl önce bir mucize gerçekleşmiş, amatör olarak biyolojiyle ilgilenen yaşlı bir adamın, bir deniz yolculuğu sırasında, hayal gücüyle ürettiği saçma fikirler, bir anda büyük bir kitleyi etkisi altına almaya başlamıştır. Bu saçma iddiaların bu kadar çok insanı büyü gibi sarması, Allah'ın yarattığı büyük bir mucizedir. Allah Kuran'da bazı insanların olmadık şeylere inanacaklarını, kuruntulara kapılacaklarını, ama bunları fark edemeyeceklerini bildirmektedir. Evrim Teorisi Şeytanın Hilesidir; Şeytanın Hilesiyse Gerçekte Zayıftır
“Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır. (Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez. (Nisa Suresi, 119-120) Geçmiş uygarlıklarda, bazı insanların ateşe, tahta putlara taptığını, Güneş veya Ay'ı ilah edindiklerini okuduğumuzda, bu insanların nasıl olup da böyle saçma şeylere inandıklarına şaşırırız. Bu insanlar, ayetlerde de bildirildiği gibi, şeytanın sevkiyle en olmadık kuruntulara kapılmakta, akıl ve mantık dışı şeyleri sanki bir büyünün etkisi altındaymış gibi doğru zannetmektedirler. Şeytan, elbette ki Allah'ın izni ve ona verdiği imkan ile, Allah'a iman etmeyen insanları kandırmayı, aldatmayı, onlara sapıkça şeyler yaptırmayı, onları Allah'ın dışında batıl güçlere inandırmayı ve hile yoluyla bu sapkınlıkları onlara makul göstermeyi kendisine görev edinmiştir. İşte evrim teorisi de, şeytanın bu görevini yerine getirmek için 150 yıldır kullandığı bir araçtır. Üstelik bu aracını, insanlığın en güven duyduğu şeylerden birinin, bilimin altına gizleyerek, kendince son derece güçlü bir silah edinmiştir. Hiç farkına varmadan şeytanın hilesine kananlar, profesör, rektör, öğretim görevlisi, doktor da olsalar, küçük çocukların dahi inanmayacağı şeylere inanır hale gelmektedirler.
Ayetlerde bildirildiği gibi, Allah'ın izniyle, şeytanın hilelerinin samimi kullar üzerinde bir etkisi yoktur. İman edenler şeytanın hilelerine kapılmadıkları gibi, onun hilelerini, aldatmacalarını ortaya çıkararak, deşifre eder, şeytanın oyununu bozarlar. Şeytanın hilesinden kurtulmak ise çok kolaydır. Bunun için sadece samimi olarak düşünmek yeterlidir. Samimi düşünen her insan evrim teorisinin iddialarının doğru olmadığını kolaylıkla görecektir. Evrimciler de, eğer çevrelerinin etkisinden kurtulur, "evrime inanmadığımı söylersem meslektaşlarım hakkımda ne düşünürler?" endişesini bir kenara bırakarak düşünürlerse, mutlaka çok açık olan gerçeği görecek, evrim gibi gerçekleşmesi imkansız bir senaryoya inanmaktan vazgeçeceklerdir. Allah bir ayetinde şöyle bildirmektedir: (Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler, sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir. (Araf Suresi, 201)
|
||||||||||
Diğer Siteler - Email - Üye ol
|
||||||||||